Obezite Cerrahisi

Derneğimizin en temel amaçlarından birisi Metabolik Cerrahi ve Obezite Cerrahisi arasındaki konfüzyonu gidermektir. Gerek halk, gerekse hekimler arasında var olan bu konfüzyon bazı cerrahi camialarında bazı talihsiz “bu ameliyat da şekeri düzeltir” ifadeleri ile yerini bulmaktadır.

Derneğimiz aşağıda yer alan bilgiler doğrultusunda obezite ameliyatlarına ait uzun dönem sonuçların, komplikasyon oranlarının ve ilave tedavi gereksinimlerinin halkın da anlayabileceği bir dille ifade bulmasını görev kabul etmiştir.

Olası tedavilerin tüm detayları ile daha iyi anlaşılması hem sonuçların optimizasyonunu sağlayacak, hem de hasta – hekim- tedavi uyumunu güçlendirecektir.

Obezite Ameliyatları

Jejuno-ileal bypass ve vertikal banded gastroplasti isimli ameliyatlar 21. Yüzyılda hiçbir hekim ve kurum tarafından uygulanmayan tarihi değere sahip ameliyatlardır ve bu bölümde sadece isimleri geçecektir.
Halen klinik uygulamada olan obezite ameliyatlarını 3 kategoride incelemek mümkündür.

1. Restriktif Ameliyatlar

Bu ameliyatlar arasında mide bandı (kelepçe), gastrik plikasyon (mide katlama) ve sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı sayılabilir.

mide-bandiMide bandı ameliyatı mide üst kısmına geçişi daraltacak şekilde bir band sarılmasını ve sadece hacim kısıtlaması esasına uygun kilo kontrolü sağlanmasını amaçlamaktadır. Son 10 yıllık dönemde pek çok merkezde uygulama sıklığı azalan bu yönteme ait uzun dönem sonuçları maalesef yüz güldürücü değildir. Çoklu bilimsel araştırma sonuçları bu ameliyatı olan her 3 hastadan birinin kelepçeye ait komplikasyonlar nedeniyle tekrar ameliyat edildiğini ve 10 yıllık kilo kaybı oranlarının %50’ler civarında olduğunu göstermektedir. Mide kelepçesi uygulaması çok ciddi bir hasta uyumunu da gerektirmektedir.

sleeve-gastrektomiSleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı kısıtlayıcı bir işlem olarak lanse edilse de ince barsak kaynaklı GLP-1 gibi insülin duyarlılık hormonlarını aktive ettiği gösterilmiştir. Bu bağlamda tüp mide işleminin sadece kısıtlayıcı ameliyatlar kategorisinde ele alınması doğru değildir. Uzun dönem sonuçları açısından ele alındığında tüp mide ameliyatlarında %65-70 Aralığında kilo kaybı sağlandığı ancak tip 2 diyabet kontrol oranlarının %50-55 Aralığında olduğu gösterilmiştir.
Günümüzde pek çok merkez tarafından “şeker ameliyatı” olarak lanse edilen tüp mide işlemi bir obezite uygulamasıdır ve obez tip 2 diyabet hastalarında dahi kan şekeri kontrolü hastaların ancak yarısında elde edilebilmektedir. Tüp mide ameliyatı tek başına sadece insülin rezerv ve aktivitesi iyi olan obez diyabet hastalarına bir tedavi yöntemi olarak sunulabilir. Ancak, uzun dönem tedavi etkinliğinin %50’ler civarında olduğu da bilinmelidir.

gastric-plicationGastrik Plikasyon
“Mide katlama” ameliyatı olarak da bilinen bu teknikte midenin sol dış duvarı serbestleştirilir ve 2 ya da 3 sıra emilmeyen dikişlerle kendi üzerine katlanılır. Amaç mide hacmini kısıtlamaktır. Herhangi bir hormonal değişikliğe neden olduğu gösterilmemiştir. Uzun dönem kilo ve diyabet kontrolü oranları mide kelepçesi ameliyatına benzerdir.

2. Kombine Ameliyatlar

Lap RYGB - Namedmini-gbKombine ameliyatların en önemli prototipi “Gastrik Bypass” (mide bypassı) ameliyatıdır. Bu işlem safra geçişi mideden ayrılarak (Roux-Y bypas) veya ayrılmadan (Mini-gastrik bypass) şeklinde yapılabilir. Bu ameliyatlara ait kilo ve kan şekeri kontrolünün erken dönem sonuçları mide hacminde kısıtlamaya (restriksiyon) bağlı iken, uzun dönem sonuçlarının ince barsak bypassına bağlı olduğu bildirilmektedir. Halen dünyada altın standart obezite ameliyatı olarak gösterilen mide bypassı işleminin bu unvanı hak edip hak etmediği tartışılmalıdır. Zira çok merkezli takip araştırmalarının uzun dönem sonuçları mide bypassı olan hastaların yaklaşık %40’lık bir bölümünde tekrar diyabet geliştiğini işaret etmektedir. Ayrıca uzun vadede hastaların yaklaşık dörtte birinde revizyon veya re-do olarak adlandırılan düzeltme ameliyatlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Hastaların ömür boyu vitamin, demir ve mineral bağımlısı konumuna gelmeleri de bir diğer önemli tartışma konusudur.

Emilim Bozucu Ameliyatlar
Lap BPD-DS - NamedBiliopankreatik Dİversiyon (BPD) ve Duodenal Switch (DS) ameliyatları bilinen en etkili obezite ameliyatlarıdır. Uzun dönem hem kilo kontrolü hem de diyabet kontrolü oranları obez tip 2 diyabet hastalarında %90’ın üzerindedir. Ne var ki bu hastaları bekleyen ömür boyu sürecek demir, vitamin, mineral ve kalsiyum bağımlılığı söz konusudur. Ayrıca, uzun vadede emilim bozukluklarının beraberinde getireceği tuvalet alışkanlıklarında değişiklik ve sosyalizasyon problemleri de vurgulanmalıdır.

DMCA.com Protection Status
Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.